kusur

kusur

defect, flaw, blemish, failing, imperfection, limitation, shortcoming, weakness, oversightخَلَل, عَيْبchyba, vadadefekt, fejlMangel, Schadenελάττωμα, ψεγάδιdefecto, errorvikadéfaut, faillenedostatakdifetto, peccaきず, 欠陥결점defect, gebreklyte, mangelskaza, wadadefeito, falhaдефект, изъянbrist, felaktighetข้อบกพร่องkhiếm khuyết, khuyết điểm缺点, 缺陷 (ku'suɾ)
ad
1. hata ödevin kusuru
hoş görmek Kusura bakmayın, sizi göremedim.
2. özür Kolundaki kusuru saklamaya çalışıyordu.
3. eksik bırakma Annesi çocuğunu yaptığı kusurdan dolayı cezalandırdı.
4. sıkıntı Kusurumuzu hoş görün.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.