bak-
bak-
(bak'-)fiil nesnesiz -e hâli bakar (ba'kaɾ)
1. gözlerini o yöne çevirmek Konuşurken hep önüne baktı.
2. gözleri aramak Kime baktınız?
3. yönelimli olmak Pencere güneye bakıyor.
4. özen göstermek Yeni arabasına çok iyi bakıyor.
5. mecaz geçindirmek, idame etmek Aileye anne bakıyor.
6. elden geçirmek hastaya bakmak
7. renk benzemesi, çalması rengi yeşile bakan bir kumaş
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.