pas
pas
(pas)ad
1. metalin yanması Demir kapılar paslanmış.
pas gidermek pas açan kimyasal maddeler
pas gidermek pas açan kimyasal maddeler
a. paslanmak Kaşıklar pas tutmuş.
b. mecaz çalışamıyor olmak Uzun bir aradan sonra elleri pas tutmuştur.
2. botanik küf mantarı pasa karşı kimyasal maddeler
3. botanik bitki pası Paslar bitkinin ömrünü kısaltmış.
4. tıp dil kuruluğu Dilinde pas oluşmuş.
pas
rust, passصَدَأrezrustRostσκουριάherrumbre, óxidoruosterouillehrđaruggineさび녹roestrustrdzaferrugemржавчинаrostสนิมrỉ铁锈 (pas)ad
1. spor topu yollama Topu pasla uzaklaştırdı.
top almak Arkadaşından pas aldı.
top almak Arkadaşından pas aldı.
a. top göndermek Arkadaşına pas verdi.
b. mecaz yüz vermek Kadına hiç pas vermedi.
2. geç! Sıra sizde. - Pas!
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.