Filmschool Drop out // Festival Wizard // Anti-cinephile
Favorite films
Recent activity
AllRecent reviews
More-
When Evil Lurks 2023
Konuyla ilgili bir fikri olan tek kişi: Gitme!
Aşırı manyak-deli-şeytani-iblis-çocuk: Git!
Pedro: Ee gideyim o zaman!?wtf Pedro !?
Her ne kadar filmde aşırı sinirlerimi bozan epey bir öğe olsa da bence hoş bir film ve kesinlikle izlemeye değer. Benim için aslında çok sevdiğim ve kuvvetle muhtemel biraz da totomdan uydurduğum bir sub-genre filmi: toplumsal gerçekçi proleteryan korku filmi. Bu janra/canra/türle ilgili aklıma gelen en iyi iki örnek The Wailing (2016, Na Hong-jin) ve Bacurau (2019, Juliano Dornelles & Kleber Mendonça…
Translated from by -
The Vast of Night 2019
O güzel insanlar hep gökteydiler…
Küçükken; sanırım 95 ya da 96 yılıydı, bir yaz tatilinde Erdek’te “diskotek”e gitmiştik. Tabii ki çocuklar ve aileler biraz daha erken saatte gidip, saat gece yarısı olmadan dans pistini terk edip, sahayı gençlere bırakıyorlardı. Diskotek merkezden uzak bir yerdeydi. Çıktığımızda önce köy yolu gibi bir ara yoldan, dört yol ağzına gelip, mezarlığın orada minibüs beklememiz gerekiyordu. Bir yandan yanıp sönen ışıkların ve yüksek sesin hipnozu, bir yandan da gecenin karanlığı ve yanıbaşımızdaki mezarlığın görkeme ve…Translated from by
Popular reviews
More-
Passages 2023
Ah Tomas, vah Tomas!
Filmle ilgili söylemek istediğim her şeyin en, en, en! başında şu geliyor; ya siz ne güzel evlerde yaşıyorsunuz. Ben bıktım artık Avrupalı evlerine abayı yakmaktan. Yıllardır filmlerde hep evlere bakıp duruyorum ve sonra da İstanbul’da sıkışık tıkışık evlerimize üzülüyorum. Hayır, sadece evler de değil güzel olan; mutfak gereçleri, duvar boyaları ve dokusu, bitkiler, sandalyeler, kapılar… Evet, binlerce şey konuşulabilecek filmle ilgili ilk söylemek istediğim buydu. Teşekkürler.
Hadi şimdi de Passages’ın sanatından, sinematografisinden, hikaye anlatıcılığından, kurgusundan falanından…
Translated from by -
The Beasts 2022
Cannes’da geçen yıl gösterilen filmleri incelerken dikkatimi çekmişti ve aklıma “Un prophète” (2009, Jacques Audiard), “Incendies” (2010, Denis Villeneuve), “Notre jour viendra” (2010, Romain Gavras), “Les Misérables” (2019, Ladj Ly) “Made in France” (2015, Nicolas Boukhrief) ve “23-F: la película” (2011, Chema de la Peña) gibi Frankofon ve İspanyolca, şahsen yeni toplumsal gerçekçi ya da “öfkeli” yeni dalga gibi nitelendirebileceğim filmler geldi. Heyecanlandım, sabırsızlanmaya başladım. Özellikle “Un prophète” ve “Incendies” sinema algımın yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde ayaklarımı yerden…
Translated from by